31 Mayıs 2013 Cuma

Mektuplar

Önemli Uyarı: Ağlak bir yazıdır.

Arada kabuğuma çekilmeyi severim; kırıp çıkması ayrı bir eğlenceli oluyor sonrasında. Bu seferki kabukta oturma eylemim sırasında bilfiil eylem olarak çeşitli mektuplar yazdım, asıl muhataplarına asla ulaşmayacak mektuplar... Arkada fon müziği olarak Angus & Julia Stone kardeşler; onlar söyler ben ağlar, ben sinirlenir onlar ağlar... Bu kısır döngü en sonunda benim artık "ay içim çıktı valla yeter gıygıygıy!" dememle bir es verebildi; ammavelakin sadece bir süreliğine es verebildi çünkü meğerse henüz işimiz bitmemişti. İkinci ve üçüncü perde sağlam adamı bile yıkabilecek bir Feist ve en sonunda da "Bu noktaya geri döndüğüme inanamıyorum!" dedirten bir Amy balladının replay'e alınmasıyla devam etti (akıl yaşı 23'te sabit). Tabii şimdi, yazdığın mektupları sahiplerine postalayamıyorsan tek bir şey yapabilirsın: Allah'a direk havale. Çöp kutusundan alıyor dediler, ben de yırtıp yırtıp attım. Artık gönül rahatlığıyla daha hafif, hafif meşrep, hafif dengesiz bir psikolojiyle devam edebilirim bundan sonrasına. 


Yazılacak tek bir mektubum kaldı; onu da kendime saklıyorum.

Post Arkası:
Merak edenlere;
Bluz: Topshop / Etek: Machka / Gözlük: Ray Ban / Kolye: Beymen / Ayakkabı: Divarese / Çanta: Vakko

21 Mayıs 2013 Salı

Bahar Temizliği

Temizlik özellikle iki konuda muntazaman yapılması gereken bir şeydir; 
1. Dolup taşan bir dolapta 
2. Dolup taşan bir kafada 
Kesinlikle duygusallaşmadan, didaktik bir yöntem kapsamında takip edilmesi gereken süreçlerdir ve iki temel soru üzerinden ilerleme sağlanabilir, yoksa mesele bir iç savaşa döner:
1. Lazım mı?
2. Gerçekten lazım mı?
Şimdi misal; elimizde geçtiğimiz yıllardan kalma romantik bir bluz, çünkü romantizmi her daim severiz, ve kemer olmasa düşüp gideceği kesin bir boyfriend jean var. Kemer zaten yıllardır bir şeyleri yerinde tutması sonucu kendini kanıtladı. O topuklar desen ayaklarını yerden kesiyor kesmesine ama üzerinde yürünmüyor. Düşün bakalım, n'aparsın?

Evet, baharı geçtik yaz geldi ama benim aklım başıma ancak gelebildi.

Post Arkası:
Yok canım it's complicated falan değil hiç...

Merak edenlere;
Bluz: Zara / Jean: Citizens of Humanity / Ayakkabılar: Divarese / Çanta: Mulberry / Kemer: Beymen Club / Gözlük: Ray Ban

12 Mayıs 2013 Pazar

Annesi ve Kızı

Seni senden daha fazla düşünen kişiye "anne" denir. Ondan önce düşünmüş olsaydın karşısında öylece kalakalmazdın zaten. Senden önce anlar bazı şeyleri, acımasızca da olsa: "Neden hep bol şeyler giydiğini anladım ben; ne kadar ufak olduğunu kapatmaya çalışıyorsun!" Ya da senin aklına henüz gelmemiş, cevabını bilmediğin onlarca soruyu 10 saniyede üretebilir. O nedenle de sen evden aceleyle çıkmaya çalışırken yarım saat kadar daha oyalamak zorunda kalır seni: "Nereye gidiyorsun?" "Kim kim gidiyorsunuz?" "Akşam yemeğe gelir misin?" "Geç mi gelirsin?" "Ne kadar geç gelirsin?" "Üşümezsin değil mi üstündekiyle?" "O ayakkabılar onun altına hiç olmadı, şöyle renkli bir şeyler giysen?" "Sen saçlarını kurutmadın mı?" 
Ben evden tek başıma çıktığımı zannederim ama aslında yanımda hep annemin cümleleri, ünlemleri ve pembe-mavi renkleri vardır. Her nedense çoğu zaman haklıdır; özellikle de rüzgar karayelden estiğinde.

Post Arkası:
Annem ve kendisinin nev-i şahsına münhasır espri anlayışı içindi...

Merak edenlere;
Ceket: Machka / Bluz: Red Valentino / Şort: Rebecca Taylor / Çanta: Vakko (Arkadaşlarımın hediyesi) / Ayakkabılar: Divarese / Takılar: Yargıcı Kolye (Arkdaşlarımdan bir başka hediye) & Longines Saat (Tevfik Aydın Saat) & Bileklikler Pilgrim ve Tiffany&Co
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...