31 Ocak 2013 Perşembe

Parkta Bir Gün

Ben küçükken, kuzenle birlikte pazar öğleden sonralarını bizim Shire'daki Shyde Park'ta geçirirdik hep. Pamuk helvacı amcayla aramızda ayrı bir muhabbet vardı ama ben pembe renkli bir yiyecek olamayacağı gerekçesiyle tadına bile bakmazdım. Kaydıraktan usturubuyla kayıp yere inebilen çocuklarla konuşurdum sadece; salıncakta akrobatik hareketler yaparken kafa üstü yere çakılan arkadaşların yüzüne ikinciye bakmazdım. Çocukluğun daha kolay kriterleri vardı karar vermek için; güneş açınca parka gidilirdi, hava güzelse paltonun önü iliklenmezdi, beyazlar kirletilmek içindi. Şimdilerde fütursuz akrobasinin sonuçlarını bile göremiyoruz bazen.

Post Arkası:

Merak edenlere;
Palto & Etek & Çanta: Vakkorama / T-shirt: H&M / Ayakkabılar: Guess / Swarovski Kolye

25 Ocak 2013 Cuma

Geri Dönüşüm

Geri dönüşüm doğası icabı ayrımcıdır; kağıtları, pet şişeleri, camları, plastikleri her şeyi birbirinden ayırır, sınıflandırır. O nedenledir ki herkesin yaptığı şeyin adı geri dönüşüm olamaz. Mesela Prenses Cate bir elbiseyi ikinci defa giydiğinde onun adı geri dönüşüm olabilir ama standart vatandaş 40 kere de giyse hatta 40 yıl sonra bir daha giyse bile çok zor. Ben mesela görüyorum bizim karşı evdeki hanım teyze her gün aynı gri pardösüyü geri dönüştürüyor ama İngiliz ve Amerikan basınının en sevdiğim tabloid'leri Daily Mail ve People konuya son derece duyarsız. Nerede "global village" anlayışı? Çevreye duyarlılık nerede?!
Halbuki geri dönüşümde standartları bir üst seviyeye çıkartmıştım, naçizane. 8-10 yaşlarımın favori elbisesini, aslına birebir sadık kalarak dönüştürdüm bugüne bugün! Sadece kolları truvakar model oldu giyince, 20 senede bir miktar uzamışım tabii. Aslında Floryashire aristokrasisi ünvanlarımı kullanmayı da bilirdim ama neyse bende kalsın... Yolda iki aydır elimden düşmeyen ama bir türlü sonuna kadar gelemediğim kitabımla takılırken, sezonun tartan desenine atıfta bulunmuş olayım kendimce. Avamlık çok zor şekerim!
Post Arkası:
O kitabı da artık bi' geri dönüştürebilirsem çok mutlu olacağım...

Merak edenlere;
Elbise: Atalar çocuk (90'lardan) / Palto: Fred Perry / Çanta: Anya Hindmarch / Ayakkabılar: Pedro Garcia / Kemer: Beymen Club / Takılar: Chanel Kolye & Topshop Yüzük & Alice by Temperley Broş



17 Ocak 2013 Perşembe

Küresel Kararlar

Yanlış kararları ve bu kararlardan dönmenin değerini en iyi istemeden fazla sarışın olanlar bilir. Dolayısıyla konu kırmızı halı olunca kendilerinin yargısına güvenirim. Star milletidir, abartırken yanlış yaparlar bazen, yorulan da bizim çenemiz olur. Sonuçta insan bazen bir grup stilistten daha iyi bildiğini hissetmek istiyor, madem en iyi filme oy kullanamıyoruz. O zaman buyrun bu da Altın Küre'nin halısından geçen trendlere dair zamanında fazla sarışın olmuş kurulumuzun kararları:

Fazla Kızsal

NK: Jennifer ve Lucy arasında arasında karar vermekte zorlanıyorum. Zooey'in göğüs kısmı biraz düşük. Jennifer'in elbisesinin ve teninin rengi çok güzel. Lucy'nin saçı, makyajı, elbisesin deseni duruşu çok iyi. İkisini de beğendim yani.
İA: Ben şu tafta elbise olayından hazzetmiyorum. Prom’a gidiyor havası var hepsinde. Hunger Games performansıyla gönlümde taht kuran Jennifer’cım kötünün iyisi…
DB: Valla ben en çok Zooey'in tırnaklarını beğendim.


Düşen Yakalar

İA: No pants eylemini belden yukarı uygulamaya karar verenler de mi var?
NK: Bence oldukça zor bir seçim çünkü üçüne de baktığımda elbiseler için bu olmuş diyemiyorum...
DB: Ben de büyük umutlar bağladığım Jessica Chastain için hayal kırıklığı diyebiliyorum sadece.
NK: Hanımefendinin makyajı çok iyi, ayrıca saç rengi ve elbisesinin renk uyumu, ten rengi, her biri çok iyi. Bir tek elbisenin kendisi pek iyi değil... Claire'in elbisesinde de bir kaliteden bahsetmek pek mümkün görünmedi, çok sıradan.
DB: Gerçi yeni doğum yapmış biri için hiç de fena görünmüyor.
İA: Ben giyemiyorum ya böyle elbiseleri, sevemiyorum da.


Sıradan Siyah

NK: Öncelikle söze Helen Mirren’a bayıldığımı söyleyerek başlamak istiyorum. Bu ne asalettir aman tanrım! Ama Julian Moore'u da çok beğenirim şahsen. Dilek neden bu kadar zor ve bu kadar beğendiğim iki kişiyi aynı yere koydun?!
DB: Hedef buydu!
İA: Selma da ama daha iyi bir performans sergileyebilirdi. Zira kendisine göğsü daha atraksiyonlu ve hafif bacak dekolteli elbiseler daha çok yakışıyor. 


Altın Süslemeli Beyaz

NK: Altın süslemesiyle beyaz ne kadar yakışıyor! Tam bir helenistik dönem yansıması, insanı alıp başka diyarlara götürüyor sanki...İA: Heidi Klum adeta kuğu gibi..
DB: Julianne de tüyleri fazla kabartılmış bir kuğu gibi görünüyor. Michelle Dockery'nin elbisesini, Heidi'nin postürünü tuttum.
İA: Beyaz doğru kullanıldığında çok asil duruyor gerçekten.
NK: Michelle'in elbisesindeki alt ve üst parça arasındaki iz, Heidi'nin de yırtmacı o kadar belirgin olmasaymış keşke...
DB: Ben bu bölümü beğendin sanmıştım Neslihan?!


İki Parçalı Elbiseler

NK: Sienna Miller nasıl böyle bir elbise giyebilir, nasıl öyle bir saçla o kıyafeti bütünleştirebilir? İkon olarak öne çıkan isimler her farklı giyinişlerinde mutlaka güzel olduklarını mı zanneder? Farklı olan her şey güzel midir? Çok felsefi yaklaştım...
İA: Bu iki parçalı elbiseler çoğunlukla Zeytinburnu imalatı ucuz gelinlikleri andırıyor. Golden Globes'a giyilecek elbise mi kalmadı?!
DB: Bana bakmayın, Sienna'ya karşı zaafım var...
İA: Hayır yani erkek de değilsin anlamadım ki?!
DB: Girl crush...


Transparan

İA: Feminen olmayı seven biri olarak transparan görünce bi ohh dedim. İçim sıkılmıştı valla! Canım Emilio Pucci elbisenin boyunu ayarlamak bu kadar mı zordu ama?!
NK: Bence burdaki en güzel elbise yine de o; rengi, kesimi, gizemi güzel ve dozunda..
DB: Bir Louis Vuitton'da, Marc Jacobs tasarlıyor yani sonuçta, bir şeyler nasıl bu kadar ters gidebilir?! Kerry Washington'ın elbisesini de bi' sevdim ben.

Pencere Dekoltesi


NK: Bence yine zor bir karşılaştırma... Eva hem göğüs hem bacak dekoltesiyle elenmiş bulunuyor.
DB: Ben onu biraz eğlenelim diye koymuştum zaten.
İA: Kate Hudson’a yakışıyor bu tip elbiseler, elbise de ben Alexander McQueen’im diye konuşuyor zaten.
NK: Naomi Watts’ın elbisesinin rengi, saçı, makyajı çok çok iyi bence.
İA: Renk harika olmuş ama elbiseden ikinci bir kuyruk çıkması çok gerekli miydi gerçekten emin olamadım.
DB: Valla ben drama seviyorum!


Ten Rengi

İA: Romantica!
DB: Severim!
NK: Amy Adams'ın vücuduna göre giyinmediğini düşünüyorum. Çok mükemmel bir vücut olmadıkça alt kesim olarak bu tip bir elbise seçmek hatadır derim
İA: Sağdaki bizim seksi kız Megan Fox değil mi? Göğüslerine ne olmuş onun? Balık modeli azıcık hat istiyor bence göğsün yoksa giymeyeceksin.
NK: Amanda muhteşem!
İA: O da görünmüyor ama kaybolmuş kızcağız.
DB: Valla bence akşamın en iyilerinden.

Başka Renkler


İA: Jessica Alba’ya giydiği renk yakışmış.. Model güzel demedim sakın yanlış anlaşılmasın zira tabii ki yine bir şey beğenemedim...
NK: Renk iyi de ben tafta sevmem. Ama o Naeem Khan'ı daha iyi taşıyabilen birinin üzerinde görmek isterdim.
DB: Bazen belli renk skalalarından çok sapmamak gerektiğini düşünüyorum, naçizane. Özellikle de konu saç olunca...

Çift Uyumu


NK: Benim esprili, şahsına münhasır arkadaşım! Buraya kadar ilerleyerek bizi takdir ettiğini gösteren bir şaka yapmak istedin heralde; gülümsettin de...
DB: Ben Helena Bonham Carter'ın bu seneye özel bir performans çıkardığını düşünüyorum ama; üstelik her iki ayakkabısı bile aynı renk!
İA: Bu Golden Globe beni hiç tatmin etmedi gerçekten, seneye görüşürüzzz..


Post Arkası:
İrem ve Neslihan'a bir kucak teşekkür!
NK: Neslihan Kilit
İA: İrem Ayken
DB: D. Betty


Görseller: NY Mag / The Cut

11 Ocak 2013 Cuma

Batının Kötü Cadısı

Floryashire gibisi yok valla şekerim! Sihirli topuklarımı tık tık birbirine vurdum mu anında evdeyim, öyle de kolay bir ulaşım yani. Pardon, o Dorothy'ydi; ben süpürgeme atlıyorum tercihen, uçuyor... Aslında hava trafiği de bazen yoğun oluyor bizim orada ama olsun, E5'ten de TEM'den de daha hızlı her şekilde. Hem de havadar, böyle püfür püfür gidiyorsun. Şapka zaten meslek sırrıdır esasen; zira saçlar açık hava seyahatlerinde dağılıyor ve bozuluyor. Yoksa tavşan çıksın gibi bir beklenti yok.
Bi' de Oz'dan bi' büyücü taşındı geçenlerde, karşılıklı Türk kahvesi içip içip kapatıyoruz, her şeyi de biliyor inanmazsın!


Post Arkası:
Merak edenlere;
Şapka: Vakkorama / Kazak: Guess by Marciano / Gömlek: D&G / Şort: Machka / Çizmeler: Marc by Marc Jacobs / Broş: Vakko

2 Ocak 2013 Çarşamba

Eski Türk Filmi

Nayır, nolomaz! Ama nasıl? Bu, nasıl gerçek olabilir ki kuzum? 2013 mü? Niçun kimse haber vermedi bana? Hulyalı bir hayal miydi yoksa, 2012'nin henuz baharındayken geçirdiğimiz o guzel gunler? Hani, hani o saçlarıma taç yaptığın çiçekler? Şimdi nasıl da böyle bırakıp gidiyorsun beni? Hiç mi anlamı yoktu senin için? Yalann söylüorsun... Nayır, nasla! Uzulmiciim daha fazla senin arkandan... Ahhh madem ki istemedin beni... Ben de istemiorum, hem de hiççç istemiorum! Bırak, bırak beni, bitsinnn artık bu kahpe oyun! Terk edip gidiciim geçtiğimiz seneyi, arkama bir kez olsun dönüp bakmadan... Yeni trendler tanıciim, yeni elbiseler alıciim, aşık oluciim yeniden. Nayır kuzum, ağlamiorum; bunlar mutluluk gözyaşları. 


Post Arkası:
Her şeyi dramatize edesim var.

Merak edenlere;
Kürk: Annemin (70-80'lerin bir yerinden) / Elbise: Topshop / Ayakkabılar: Giuseppe Zanotti / Çanta: Anneannemin / Kemer: Beymen Club / Takılar: Longines Saat (Tevfik Aydın Saat) & Beymen (olduğunu zannettiğim) küpeler 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...